TODOSK ETKİNLİKLERİ__20.hafta
19 MAYIS GENÇLİK VE
SPOR ÇIKIŞI GEYİK SİVRİSİNE YAPILDI
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı çıkışı her yıl olduğu gibi bu yıl da yakın çevremizdeki en çetin dağlardan olan GEYİK SİVRİSİ’ne yapıldı. TODOSK Yönetim Kurulu Üyesi Hasan ALTUNTAŞ, Arama Kurtarma Birim Sorumlusu İbrahim OĞUZ, Kaya Birim sorumlusu İsmail SÜZER ve diğer TODOSK sporcuları Sernur SERKEK, Tuba KARANFİL ve Oğuz ÇELİK bir ilki gerçekleştirip kamp malzemeli çıkmayı başardılar.
Geceyi dağda geçiren sporcular sabah saatlerinde
Aynı zamanda Oğuz ÇELİK’in doğum
günü de zirvede kutlayan sporcular etkinliği başarıyla tamamlayarak Geyikbayırı’ndan Antalya’ya döndüler.



ETUDOSD EĞİRDİR DAĞCILIK ŞENLİĞİNE TODOSK’TAN 60 KİŞİ
KATILDI
Kısa adı EDUDOSD olan Eğirdir Turizm Dağcılık ve Doğa
Sporları Derneğinin Melikler yaylasında düzenlediği Dağcılık Şenliğine Yurdun
çeşitli illerinden kulüpler, üniversite kulüpleri ve bireysel dağcılar katıldı.
Kamp akşamında kamp ateşi etrafında toplanan dağcılar birbirleri ile tanışma
fırsatı buldular. TODOSK’tan 60 kişinin katıldığı
şenlik; ikinci gün sabahın erken saatlerinde guruplar halinde




GÜNÜBİRLİK TODOSK
YÜRÜYÜŞÜ 110 KAILIMCIYLA SAGALASSOS İNSUYU PARKURUNDA YAPILDI
Kulübün programlı günübirlik yürüyüş etkinliği Burdur’un
Ağlasun ilçesi yakınlarındaki SAGALASSOS Antik kentinden başladı. Antik kentin
gezilmesinin ardından inişli çıkışlı patikalar boyunca
110 kişinin katıldığı yürüyüşe Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem ŞENSES, Yönetim Kurulu Üyesi Sıtkı ERDOĞAN ve Davut DANİŞ rehberlik yaptılar.





HAFTA İÇİ ETKİNLİKLER
Geçtiğimiz hafta içinde Kulüp merkezinde Dağcılık İl Temsilcisi Ömer Faruk GÜLŞEN ve Feyiz ÖZ’ün İran ve Ermenistan dağlarında çektikleri fotoğrafların gösterildiği bir slayt gösterimi yapıldı.
İsmail ÜLKER
TODOSK 2.Başkanı
Basın Sözcüsü
0532 5823716
19
MAYIS GEYİK SİVRİSİ GENÇLİK VE SPOR
TIRMANIŞI
Faaliyet
Tarihi : 19-20 Mayıs 2007
Faaliyete Katılanlar : İsmail
SÜZER, İbrahim OĞUZ, Hasan ALTUNTAŞ, Tuba KARANFİL, Sernur
SERKEK, Oğuz ÇELİK
Her yıl geleneksel olarak
gerçekleştirilen 19 Mayıs Geyik Sivrisi Gençlik ve Spor Tırmanışı, TODOSK
Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Altuntaş, Arama ve Kurtarma Birim Sorumlusu İbrahim
Oğuz, Kaya Birim Sorumlusu İsmail Süzer ve Todosk
sporcuları Sernur Serkek,
Tuba Karanfil ve Oğuz Çelik tarafından 19- 20 Mayıs 2007 tarihlerinde
gerçekleştirilmiştir. Bu yıl ilk defa olarak kamp malzemeli bir çıkış
planlanmış, hava sıcaklığı da göz önüne alınarak öğleden sonra çıkışa
başlanması kararlaştırılmıştır.
Planlandığı üzere 19 Mayıs
saat 16.45 de tırmanışa başlanmış, beklenenin aksine bulutlu ve nispeten serin
bir havada, İbrahim Oğuz ‘un rehberliğinde bir saatlik bir rampa çıkışından
sonra boğaza ulaşılmış, yan geçişler ve kaya tırmanışlarında küçük bir grup
olmanın avantajı kullanılarak, sadece çok gerekli noktalarda emniyet hattı
açılmıştır. Tırmanışta vakit kazanmak için kamp yerine kadar çok kısa molalar
verilmiş, hava karardıktan sonra grubun güvenliği göz önüne alınıp, açılan
emniyet hattından çıkılarak zorlu tırmanışa 21.10 da kamp alanı olarak
belirlenen Masakaya’da ara verilmiştir.
Şiddetli rüzgar ve serin
hava nedeniyle uyku tulumu ve montlarla ateş başında oturulup yemek yenirken,
Oğuz Çelik ‘in yaşgünü de kutlanmış ve gece 1.30
sularında fırtınanın şiddetli uğultusunda polleri açılamıyan , birbirine ve kayalara emniyet ipleriyle
bağlantı yapılmış çadırların içinde uyunmaya çalışılmıştır.
20 Mayıs sabahı kahvaltı
yapılıp çadırlar toplanarak, fırtınanın uçurmayacağı bir taşın kuytusuna
malzemeler yerleştirilip saat 07.10 da zirveye tırmanışa geçilmiştir. Saat
09.30 da zirveye ulaşıldığında sporcular birbirini kutlayarak ,zirve defterine
duygularını kaydetmiş ve bu anı fotoğraf
çekimleriyle kaydetmişlerdir. Zirvede
verilen moladan sonra inişe geçilerek 12.30 da Masakaya’ya
ulaşılmış, öğle yemeği yenip kamp malzemeleri toplanarak uzun ve yorucu bir
inişin ardından saat 17.00 da çıkışa başlanılan noktada etkinlik sona ermiştir.
Etkinliğin , 3 Todosklu
sporcunun ilk Geyik Sivrisi tırmanışı olmasının ötesinde, ilk defa kamp malzemeli olarak gerçekleştirilmiş
olması , ilk çıkışlarında kamp malzemeli tırmanışı gerçekleştiren ilk bayan
sporcular Tuba KARANFİL, Sernur SERKEK ve tüm grup
için yüreklendirici ve heyecan verici bir sonuç olmuştur.
Raportör
Tuba KARANFİL
…
Seyir Defterinden…
Akşamüstü artık renklerin yavaş yavaş bulut bulut birbirine
sarıldığı, pembenin sarıyla, sarının maviyle, mavinin griyle sarmaş dolaş dansederek, daha derin koyuluklara doğru yola koyulduğu
saatler… Her sabah kolkola , kardeş kardeşe baş
koyduğunuz bulut yastıklarınızdan, uyku mahmurluğunda gerinirek
kalkarken, balkona süzülüp ev halkından önce sizinle selamlaşıp, güne aydın
dediğim bir günün akşamında ,artık bana o kadar da uzak değilsin Geyiğimin
Sivrisi!
Seninle
kardeşlerinden ayrı ilk tanıştığım günü ve hemen eteğinin ucunda koyu lacivert gölgeni
üzerime çekip, , ışıltılı göğünde halkalar oluşturarak kaydırdığın ışık
taşlarını, küçük bir çocuğun heyecanı ve şaşkınlığıyla birer birer saydığım
geceyi unutmam mümkün mü ? O gün; kayaların güvenle uzanabileceğin
tutamaktan elleri, balkondan kucakları olduğunu öğrendiğim , aslında her bir
taşın sesi, canı, sıcaklığı olduğunu keşfettiğim gün…Gecenin 3-5 nöbetini
gündüze terk ettiği saatlerde ,tanıdığım ve yeni tanıştığım canları, sen
uykudayken, sabah uyandığında sana sürpriz yapıp yanaklarına sevgi dolu buseler
kondurmak üzere ,yanına yolcu ettiğim gün…
Ve 29 Ekim sabahı ; başına taç yaptığın, seni
sürprizleriyle mutlu eden canlarımızla bize el salladın uzağı yakın, yürekleri
bir kılarak, ve biz seninle o gün sözleştik 19 Mayıs için.
Nice sabahları seninle karşılayıp, nice geceleri
sana iyi geceler diyerek sonlandırdım ve sivrine bizi ulaştıracak çetin yolları
aşabilmek için de bir hayli çalıştık , randevulaştığımız güne doğru her bir gün
eksilişinde ,sanki sen de gün be gün büyüdün, serpildin,uzadın.
Ve heyecanla ‘ geliyorum artık ‘ diye seninle
selamlaştığım 19 Mayıs sabahı; uzun bir süredir kavuşmayı beklediğimden, beni
ayrı koymasın diye, gözleri dolu dolu olmuş ,ağlamaya
hazır göğe yalvardığım o günün sabahı.
Güneş dönüş yolunda bulutların arasında inişe
geçtiğinde, her şeye rağmen yola koyulduk, üstelik daha önce hiçbir konuğunun
gelmediği gibi, senin evinde, senin kollarında uyumacasına. Senin çetin
yollarında bize yürek, destek, ışık olan İbrahim Oğuz, İsmail Süzer ve Hasan
Bey le birlikte 6 can olduk ,bize kapılarını açtığın
evinin bahçesinde, bambaşka bir dünyada, senin dünyanda yol alırken.
Kayalarında basamaklar aradık tırmanırken, yan geçişlerde tutamak.Sarmaşıkların
doğal birer emniyet ipi , kurumuş bir ağacın ,daldan basamaklı bir merdiven
olabildiğini, ben bu dünyada gördüm.Ve dağların kapıları kadar, geçilmez
görünen duvarlarının da olduğunu.Isınıp soğuyan kaya duvarların, özgür
bıraktığı taşlarının, bir kurşun gibi yol alabildiğini ve ses çıkarabildiğini
de. Alıcı kuşların çığlıklarının, rüzgarın uğultulu ıslıklarıyla karıştığı
,tehlikenin beslediği korku ile
,ulaşılacağa duyulan heyecanın , yürek çarpıntılarını da bastırabildiğini ,
gene ilk kez burada yaşadım. Gerektiğinde, bir kol kalınlığındaki, ağaç
gövdesine alınan emniyetin ucunda, negatif iniş yapabilmenin, Masakaya’daki iniş kadar kolay olmadığını da. Üstelik, tüm
bunların ,sırtında kendinden ağır bir çantayla, zor da olsa yapılabileceğini
de.
Ve Geyiğimin Sivrisi,en önemlisi, dünyalar içinde
başka dünyalar keşfettim senin kollarında. O kollarda defalarca barındırdığın,
İbrahim hocanın gösterdiği izlerde, iki yağmur önce oradan sekerek geçmiş bir
geyiği, kaya kovuğunda konaklamış bir kekliği,bir tavşanı gördük. Eve eşyalarla
getirdiğim tırtıl, kayalara tutunup tırmanırken, rahatsız etmekten sakındığım, binbir çeşit ve renkteki örümcekler ve bizimle yiyeceğimizi
paylaşan kırmızı, kocabaş karıncalar... Ayrı dünyalardan farklı renkler, ve
dünyalar içinde dünyalar…
Ve bize yaşattığın unutulmaz gece ; karanlıkların
da aydınlığı olduğunu, emniyet ipinde el yordamıyla yükselirken öğrendik. Ve bizi ıslatmadığın,
ama dondurduğun gecede, senin soğuk ve
güçlü nefesini arkamıza alıp ,kamp
kurduğumuz Masakaya’nın, aşağıda şehrin ışıkları,
karşımızda dağların derin gölgelerinden örülü görüntüsünü, zihnimize
kaydederken, yorgunluğumuzu da açlığımızı da unuttuk. Ama herhalde, pollerini bile açmamıza izin vermediğin çadırlarımızda,hem
birbirimize ,hem kayalara bağlandığımız emniyet sistemimizle, bizi ağırladığın
geceyi unutmak mümkün değil. Çadırlarımıza, uyku tulumu muamelesi yapıp içine
girdiğimizde , güçlü nefesinin çadırlarımzı salladığı
anlarda ,nice defa aynı soru yükseldi : ‘ herkes yerinde mi? ‘ .
Ve yedi ay sonra gerçekleşen beklenen kavuşma; iki
saatlik tırmanıştan sonra artık sivrindeyim, planladığımız, beklediğimiz ve
düşlediğimiz gibi.Ve bu çetin yolun altı canı ,senin zirvende ,elelle gönül gönüleyiz.Ve sivrine
bizden sesler, sözler, defterine isimler bırakıp,zihnimize kayıtlı kareler alarak
inişe geçiyoruz. Çıkışımızdan 24 saat sonra aracımıza ulaştığımızda, arkamda
aynı heybetin ve ulaşılmazlığında, ama artık çok şeyi paylaştığım, özlenilecek
ve bundan sonra da halini hatırını sormaya geleceğim dostumu ,dizlerimde
dayanılmaz acıyla, yorgun, bitkin ama mutlu selamlıyorum; minnetle ve sevgiyle.
Ve aynı minnet ve sevgiyle kucaklıyorum, bana
bu dünyaların kapılarını açan, benimle bu yolda yürüyen , destek
olan,takım ruhunu yüreklerinde taşıyan ve hayata aynı pencereden bakabildiğim
can dostlarımı…Tüm Todosklu dostlara gönülden teşekkürler,paylaştığım ve
paylaşacağım tüm güzellikler için…